6 Ocak 2015

Bunları Yaptıysan Bizdensin!



Şuan yılın ikinci karını yaşıyor olan şehrimden, tabiri caizse lapa lapa yağan karı izleyen koltuğumdan yazıyorum. Ekrana bakıp bir cümle yazıyor sonra kafamı kaldırıp beyaz büyüyü izliyorum. Şuan yağan kar o kadar güzel o kadar güzel ki şükretmeden duramıyor insan. Sıcak bir yatağı, sıcak bir yuvası olana kar ne hoş ne güzel. Düşünüyorum da peki ya evi olmayanlar, ayağı üşüyen küçükler, evine odun alamayacak babalar, yavrularına pişirecek sıcak yemek bulamayan anneler için de kar, kış güzel midir? Bizler kahve-kar- kitap üçlüsü yaparken onlar için de bu kadar büyüleyici mi manzara? Allah yardımcıları olsun her birinin diyor esas yazı konuma geliyorum. Alıntı bir söz paylaşmadan da edemiyorum.

'Sahi..Kış pencereden seyredilemeyince de güzel mi? Güzel mi kış, dört duvarı olmayana?''

Ve gelelim sebeb-i yazıma. Onedio'dan fırlama başlığıma bakmayın ufakça yazıp kaçacağım. Bir kardeşimle dalgınlığımızla ilgili anılarımızdan bahsederken fark ettim ki hepimiz bu yollardan geçmişiz. Ne diyorsun Allah aşkına Şems diyorsunuz biliyorum. Örneklerle anlatayım isterseniz?

Eğer;

~Evde meyve tabağındaki kabukları çöpe dökerken bıçağı da onunla beraber çöpe atıverdiyseniz,
~Kahvaltılık reçel, zeytin kasesini çöpe dökmeye kalkıştıysanız,
~Çöpe atmanız gereken yumurta kabuğu, ambalaj vs şeyleri buzdolabına koymaya çalıştıysanız,
~Sofra örtüsünde bilimum çatal, bıçak hatta küçük kaseleri unutup silkeleyince ufak çaplı çığlık attıysanız,
~Yemeği, çayı ocakta unutup kömür benzeri yemek, katran benzeri çay ile karşı karşıya kaldıysanız,
~Dışarıdan gelip üzerini çıkarmadan 'şöyle bir uzanayım kalkacağım.' deyip saatlerca insanüstü bir derinlikte uyku çektiyseniz, -eşarp, kaban bu kıyafetlere dahildir.-
~Yolda yürürken arkadaşınızın geride kaldığını farketmeyip elalemin koluna girmeye çalıştıysanız,
~Elinizdeki toz bezi, anahtar, telefonu, bileğinizdeki tokayı, başınızdaki gözlüğü saatlerce deli gibi etrafta aradıysanız.
~Telefonun menüsünde bir işlem yapmak için girip dakikalarca ekrana boş boş baktıysanız,
~Marketten bakkaldan bir ürün alıp kasaya gidince 'Eee şimdi napıyoruz' bakışı fırlattıysanız. Dipnot sonraki adım para ödemek.
~Deli gibi çalıştığınız, adınız gibi bildiğiniz konu sınavda karşınıza geldiğinde ZINK diye kalıp dakikalarca 'Neydi ya?' diye düşündüyseniz,
~Markette, mağazada ürünü inceleyeyim diye elindeki telefon, cüzdan, poşet vs eşyaları reyona bırakıp orada unuttuysanız,
~Televizyon izlerken elinizdeki telefonu kumanda zannedip kanal değiştirmeye çalıştıysanız,
~ Ağız alışkanlığınızı bırakamayıp sipariş verdiğiniz, dolayısıyla tanışık olmadığınız insanlara telefonu kapatırken 'Görüşürüz.' dediyseniz,
~ Arkadaşınızı dakikalarca 'yüzüne' bakarak dinleyip fikrinizi sorduğunda utanmadan 'Buyur?' dediyseniz,

Siz de bizdensiniz kardeşlerim. 

Bu saydığım maddelere oturup düşünsem yüzlercesi eklenir. Şuan benim harfi harfine yaşadığım maddeleri okudunuz. Eğer siz de bunları yaşadıysanız - en az bir maddeyi mutlaka yaşamışsınızdır- yalnız değilsiniz. Bilin istedim :))


Bir sonraki posta kadar sağlıcakla kalınız efenim.~~

 Not: Kar hala yağıyor, üşütmeyin!


1 Ocak 2015

Yeni Yılmış? Pıfırt!



Büyüdüğümden midir, bazı şeylerin eski cazibesini kaybedişinden midir bilmiyorum ama eskisi kadar heyecanlanmıyorum yıl geçişlerinde. Hatta o kadar umursamaz olmuşum ki 'Daha geçen 2014'e girmedik mi biz yahu?' ruh halinden kolay kolay sıyıramadım kendimi. Belki de beynim istemediğim gerçekleri yüzüme vurmamak için görmezden geliyordu zaman kavramını. Sadece yılbaşlarında değil, her saniye, her dakika, her gün yaşlanıyorduk, yaşlanıyordum. Yeni yılı kutlamak istemiyorum çünkü benden aldıklarını daha çok vuruyor yüzüme, özlediklerimi daha çok hatırlatıyor. En masum halimizden en bencil halimize geçişimizi çok daha fazla vurguluyordu. Bu yüzden eskiden çok sevdiğim o yılbaşlarını artık sevmiyordum, sevemiyordum. 

Yeni yıl mı? Bana her gün yeni yıl, tıpkı deliye her gün bayram olduğu gibi. Sapasağlam bir şekilde gözlerimi açtığım her yeni gün benim miladım, Her gün benim yeni yılım. Belki yeni yıla çok acımasız davranıyordum ama o da bize çok insaflı davranmamıştı sonuçta. Hamdolsun çok büyük acılar görmemiştim ama ben değilsem bile bir başkası mutlaka acıdan kıvranmıştı kutlayarak girdiğimiz o yeni yılda. 

İşin daha dramatik yanı ise geçen her yılda daha çok özlüyor, daha çok eskilere dönmek istiyordu insanoğlu. Mesela küçük bir kız çocuğuyken en büyük hayalinin büyümek olduğu ben şuan 'el kadar bebe' olmak için can atıyordum.

~Akşam ezanından sonra eve girmemek için kırk takla atan kız çocuğu olmak istiyordum,
~Saç diplerine kadar kum olduğu için annesinden azar yiyen kız çocuğu olmak istiyordum,
~'Ekmeğime çikolata sürsene anneeeeeaaaaaağğ' diyen kız çocuğu olmak istiyordum, 
~Çamurdan yaptığı pastanın üzerine çam dikenlerini mum diye diken kız çocuğu olmak istiyordum,
~Büyükbabasının elinden tutup pazardan bez bebek almaya giden kız çocuğu olmak istiyordum,
~Annesi 'Yeme öyle şeyleri, zararlı onlar' dediği halde kaçak kaçak 'lilibuz' yiyen kız çocuğu olmak istiyordum.
~Fiskos örtüsüyle, perdeyle kendine gelinlik, elbise yapan kız çocuğu olmak istiyordum,
~Minderlerden yaptığı kulübesinin dünyanın en dayanaklı yapısı olduğunu zanneden küçük kız olmak istiyordum.
~Seksek oynayan, ip atlayan, yakartop oynarken nefessiz kalan, evcilikte daima anne olan kız çocuğu olmak istiyordum,
~Taraktan yaptığı mikrofonuyla kimseden çekinmeden bağıra çağıra şarkı söyleyen kız çocuğu olmak istiyordum,
~Tırnaklarından asetonla oje temizleyen küçük kız değil de tırnak içlerine kaçmış toprağı sabunla temizleyen küçük kız olmak istiyordum,
~Ayakkabı markasını değilde bilyelerini, tasolarını karşılaştıran küçük kız olmak istiyorum,
~Bilgisayardaki hazır kıyafetleri fare ile bebeğine giydiren değil de annesiyle diktiği kıyafetleri bebeğine giydiren küçük kız olmak istiyordum,
~Cebinde çikolatalı badem, jelibon değil de leblebi, kuru üzüm dolu olan kız çocuğu olmak istiyordum.

 O heyecanla beklediğimiz 'yeni yıl'lar aldı bu güzellikleri avucumuzdan. Belki de biz seve seve emanet ettik masumiyetimizi. 


O yüzden; Yeni yılmış? Pıfırt! 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...